LIFESTYLE MAGAZINE

Category archive

Yaşam

Metallica Viski Üretiyor!

in Müzik/Yaşam by

Iron Maiden birasını üretir de, Metallica viskisini üretemez mi?! Evet,yanlış duymadınız, Metallica “Blackened” markasıyla kendi viskisini üretmeye başladığını açıkladı.

Grubun twitter adresinden yaptığı açıklamanın ardından geçtiğimiz günlerde proje ile ilgili detaylar netleşmeye başladı. Ödüllü viski üreticisi Dave Pickerell ile birlikte yapılan ve uzun süredir devam eden çalışmalar sonucunda kendine has ve tamamen orijinal yeni bir viski üretileceğini, var olan ortalama bir viskiye Metallica markasının yapıştırılmayacağının altını çiziyorlar.

Amerika’nın dört bir yanından toplanan ve bizzat Dave tarafından seçilen viski ‘blendleri’ siyah brendi fıçılarında tutuluyor ve düşük hertz ses dalgalarına maruz bırakılıyor ve viskinin kendine has özel tadı böyle oluşuyor.

Adını 1988 yılında çıkan “…And Justice For All” albümlerindeki “Blackened” şarkısından alan viski sonbaharda raflarda yerini alacak. Online sipariş vermek için buraya tıklayabilir, daha fazla bilgi için resmi siteyi ziyaret edebilirsiniz.

COLUMBIA PFG SERİSİ İLE DENİZE AÇILIYOR!

in Moda/Spor/Yaşam by

Spor giyimin üstün performans markası Columbia’nın deniz yaşamını sevenler ve sportif balıkçılık tutkunlarına özel geliştirilen PFG serisi ile güneşin ve denizin keyfini çıkarın.

Aktif yaşam tutkunlarının vazgeçilmez markası Columbia, deniz tutkunları ve sportif balıkçılık için geliştirilen PFG serisini sunar… 13-16 Eylül tarihlerinde gerçekleşecek Columbia PFG Alaçatı Big Fish Turnuvası’nın ana sponsorluğunu üstlenen Columbia, güneşin zararlı ışınlarından koruyan ve serin tutan teknolojilerin yer aldığı Columbia PFG serisi ile denizde konforlu maceralar için fonksiyonellik sunuyor.

PFG koleksiyonunda yer alan yumuşak ve hafif dokulu t-shirtler ve gömlekler güneşin zararlı ışınlarından korunmayı sağlayan giyilebilir teknoloji Omni-Shade, nemi emerek serinlik sağlayan Omni-Wick ve güneş ışınlarını geri yansıtarak serin tutan Omni-Shade Sun Deflector teknolojileri ile denizin ruhunu teknenin güvertesinden şehrin caddelerine taşıyor.

Terle aktive olan üstün serinletme teknolojisi Omni-Freeze Zero ile sıcak kabus olmaktan çıkıyor. Deniz aktivitelerinde özellikle sportif balıkçılıkla ilgilenenlerin kullanımında fonksiyonellik için tasarlanan gölgelikli yaka ve olta tutucu aparat ile sadece yeni maceraları düşünebilirsiniz.

Pantolon ve şortlarda leke tutmayan Omni- Shield Blood N’Guts özelliği ile sportif balıkçılık tutkunlarının kalbini çalan koleksiyonda, canlı renkler ve fonksiyonel kullanım detayları dikkat çekiyor.

Yaz boyunca şehrin kalabalık caddelerinden, denizlerin macera dolu dünyasına uzanan serüvenlerinize Columbia PFG koleksiyonu ile kolaylıkla adapte olmanın keyfini yaşayacaksınız.

Columbia ürünlerine www.columbia.com.tr web sitesi ve Columbia mağazalarından ulaşabilirsiniz.

DÜNYANIN EN PAHALI ŞEHİRLERİ BELLİ OLDU

in Yaşam by

ZÜRİH’İN BİRİNCİ OLDUĞU LİSTEDE İSTANBUL 67’NCİ SIRADA YER ALDI

77 farklı şehirden 2018 yılı Ocak ve Nisan ayları baz alınarak hazırlanan dünyanın en pahalı şehirleri raporuna göre, Türkiye pahalılık oranıyla listenin 67’nci sırasında yer aldı. Dünyanın en pahalı şehri unvanına ise İsviçre’nin başkenti Zürih sahip oldu.

Medya takibinin öncü kurumu Ajans Press, dünya genelindeki şehirlerin ortalama kazançlarını ve satın alma gücünü ortaya koyan araştırmayı inceledi. Ajans Pressin finans şirketi UBS’nin “Fiyatlar ve Kazançlar” raporunun yanı sıra medya yansımalarından derlediği bilgilere göre, Türkiye’nin en pahalı şehirler sıralamasının 67’nci sırasında yer aldığı görüldü. Rapor, 77 farklı şehir baz alınarak hazırlanırken, her şehirdeki bağımsız yerel gözlemcilerin elde ettiği verilere dayandırıldığı gözlendi. Bunun yanı sıra, her şehrin kendi kültürü göz önünde tutulurken, 75 binden fazla veri noktası kullanılması dikkat çekti.

NEW YORK REFERANS OLARAK ALINDI

Ajans Press ve PRNet’in konuyla alakalı gerçekleştirdiği medya incelemesinde, basına yansıyan haber adetleri de belli oldu. Gerçekleştirilen medya incelemesinde, 2017’de hayat pahalılığını konu alan bin 634 haber çıkışı tespit edilirken, bu rakam 2018 içerisinde şimdiden bin 924 haber sayısına ulaştı. Türkiye’nin 67’nci sırada yer aldığı raporda, İsviçre’nin başkenti Zürih pahalılık seviyesiyle birinci sıraya yerleşti. Zürih’i; Cenevre, Oslo ve Kopenhag gibi şehirler takip etti. Listenin son sırasında yer alarak dünyanın en ucuz şehri unvanına ise Mısır’ın başkenti Kahire sahip oldu. Araştırmada, New York referans şehir olarak belirlenirken, fiyatların dolar bazında sıralandığı saptandı. Böylelikle, listenin başında yer alan Zürih’in bir aylık mal ve hizmet tüketimi için4 bin 206 dolar harcadığı görülürken, Kahire’nin söz konusu mal ve hizmetler için yalnızca bin 272 dolar harcadığı tespit edildi. İstanbul’da ise bu tutar bin 973 dolar olarak belirlendi.

İSTANBUL GEZİSİ 362 DOLAR

Verilerde genel fiyat seviyelerinin yanı sıra gıda, toplu taşıma, ev elektroniği ve giyim gibi harcama kriterler de ayrı ayrı verilirken, İstanbul’un gıda konusunda 48’nci sıraya yerleştiği saptandı. Ev elektroniği harcamasında ise 42’nci olan İstanbul, toplu taşıma harcamalarında ise 53’üncü sırada yer aldı.İstanbul, kısa süreli şehir turu harcamalarında da 74’üncü sırada yer alırken; bir şehir turu için 362 dolarlık harcamanın yeterli olacağı bilgisine ulaşıldı.

ASTON MARTIN’İN EN ATEŞLİSİ ‘DBS SUPERLEGGERA’ SAHNEYE ÇIKTI

in Otomotiv by

İngiliz Efsanesi Aston Martin, yeni amiral gemisi olarak açıkladığı ‘DBS Superleggera’yı tanıttı. 715 beygirlik V12 motoru ile dikkat çeken otomobil, İngiliz üreticinin şu ana kadarki ürettiği en hırçın tasarımına sahip. Kıvrımlı hatlarıyla oldukça ateşli görünen aracın kaputunun altında 715 beygirlik V12 ünite bulunuyor. DBS Superleggera, 0’dan 100 km/s hıza 3.4 saniyede ulaşıyor.

İngiliz lüks otomobil üreticisi Aston Martin, asfaltlar yeni efendisi 2019 model DBS Superleggera’yı tanıttı. Çift renk kullanımı, aracın çok daha dinamik bir görünüme sahip olmasını sağlarken, oval tasarımın keskin çizgiler ile birleşmesi, DBS Superleggera’yı alışık olunan dışında çok daha agresif bir görüntüye kavuşturdu. Twin turbo beslemeli 5.2 litrelik V12 motoru bulunan DBS Superleggera, 715 beygirlik bir güce ve 900 Nm torka sahip. 8 ileri tam otomatik şanzımana sahip olan araç, 0’dan 100 km/s hıza 3.4 saniyede, 0’dan 160 km/s hıza ise 6.4 saniyede ulaşabiliyor. Aracın maksimum hızı ise saatte 339 kilometre.

3 FARKLI SÜRÜŞ MODU

Aston Martin, DBS Superleggera ile V12 motorun egzoz sistemini de güncellemiş durumda. Dört çıkışlı yeni egzoz sistemi, gazın dışarıya daha iyi atılmasını sağlarken çıkardığı sesle de dosta güven düşmana korku salıyor. Ayrıca egzoz valfi de değiştirilen sürüş moduna göre açılıp kapanabiliyor. DBS Superleggera’nın GT, Sport ve Sport Plus adında üç farklı modu bulunuyor. Aracın alüminyum şasisi, DBS Superleggera’nın çok daha hafif ve güçlü olmasını sağlarken, güçlendirilmiş olan çift salıncaklı çoklu bağlantılı süspansiyon sistemi, aracın yol tutuşunu ve zemin geri bildirimlerini çok daha iyi hale getiriyor.

‘UNUTULMAZ SÜRÜŞ DENEYİMİ’

DBS Superleggera’da Standart donanımda deri döşeme, anahtarsız giriş, anahtarsız motor çalıştırma, lastik basıncı izleme sistemi ve park yardımı ile 360 derecelik bir kamera dahil olmak üzere bir çok ekstra yer alıyor. Elbette bilgi eğlence sistemi, navigasyon, Bluetooth, telefon hattı, iPod, iPhone ve USB çalma özellikleri de bulunuyor. Şirketin Unutulmaz bir sürüş deneyimi yaşatmak için tasarlandı” dediği yeni amiral gemisi, şimdiden global çapta tüm gözleri üzerine çekmiş durumda.

Aston Martin Türkiye distribütörü olan D&D Motorlu Araçlar’ın Yönetim Kurulu Başkanı Nevzat Kaya “İngiliz devi Aston Martin’in Türkiye satış ve servis operasyonlarını büyük bir başarı ile devam ettiriyoruz. Tüm Aston Martin modelleri Türk otomobil tutkunları tarafından heyecan ile bekleniyor ve karşılanıyor. DBS Superleggera ile Aston Martin satış grafiğinde önemli yer tutacak bir model olarak öne çıkıyor. Yılsonu olmadan Türkiye’deki showroomlarımızda yerini almasını planlıyoruz” dedi.

 

BASF, karanlık alanlara gün ışığı getiriyor

in Teknoloji/Yaşam by

BASF’nin yenilikçi ışık yönlendirme sistemi, penceresiz odaları aydınlatıyor. Bu yeni çözüm insan sağlığına daha fazla katkıda bulunurken, daha düşük enerji tüketimi sağlayacak.

BASF’nin bu yeni akıllı çözümü, mimarlar için de çok çeşitli tasarım olasılıkları sunuyor.

BASF, penceresiz odaların bile gün içerisinde suni ışığa ihtiyaç duymayacağı şekilde binaların iç kısımlarına doğal gün ışığının iletilmesi ve herhangi bir parlamaya neden olmadan cam cephelerin arkasında güneş ışığının optimal bir şekilde kullanılabilmesi için akıllı bir çözüm üretti. Işığın yönlendirilmesi ilkesine dayanan sistem, bir film, bir ışık bacası ve aydınlatma armatürlerinden oluşuyor. Film, yalıtımlı camın içerisine yerleştiriliyor ve ışığı optimal bir şekilde buradan, yansıtıcı film içeren bir ışık bacasına yönlendirirken, ışık bacası, binanın iç kısmının derinliklerine güneş ışığını getiriyor ve böylece aydınlatma armatürleri odaların içerisinde güneş ışığını yayıyor. Bu aydınlatma armatürleri, doğal güneş ışığı bulunmadığında veya yetersiz olduğunda odaları aydınlatmak üzere kullanılan LED ampullerle donatıldı. BASF, Bartenbach GmbH ile birlikte 1:10 ölçekli modeli ile bu yenilikçi gün ışığı yönetimi sistemini Almanya’da gerçekleştirilen Aydınlatma + Bina fuarında sergiledi.

BASF Akıllı Güneş Işığı Yönetimi Başkanı Cristobal Garrido Segura, geliştirilen bu yeni akıllı çözüm ile ilgili olarak, “Özellikle kış aylarında pek çok insan, evlerinden güneş doğmadan çıkıyor, akşam karanlık çöktükten sonra eve dönüyor ve neredeyse sadece suni ışık görüyor. Doğal ışıktaki geniş renk spektrumunun sağlığımız ve performansımız üzerinde önemli bir etkisi bulunuyor. Işık algısı kişiden kişiye büyük farklılık gösteriyor. Benim vizyonum, doğal güneş ışığının kullanıcının kişisel tercihlerine uygun olarak yansıtıldığı odalar.” dedi.

İnsan odaklı aydınlatma konseptleri

İnsan odaklı aydınlatma (HCL), insanlara ve insanların sağlığına önem veren bütünsel aydınlatma konseptlerini içeriyor. HCL, ışığın görsel, duygusal ve biyolojik etkilerini bir araya getiriyor. BASF’nin geliştirdiği yeni gün ışığı sistemi, okullar, hastaneler, alışveriş merkezileri ve iş merkezleri gibi yerlerde mekansal kaliteyi artırmaya katkıda bulunacak. İnsanoğlu doğal ışıkta kendini daha iyi hisseder, daha iyi konsantre olur, çalışma konusunda daha motive olurlar ve hastalanma olasılıkları azalır. Ayrıca, gün içerisinde doğal ışık kullanımı, suni ışık kullanımının yüzde 50’den fazla azalmasını sağlar. Danışmanlık şirketi A.T. Kearney, HCL’nin insanlığa olan faydalarının 2020 yılında Avrupa’da 870 milyon Euro gibi yüksek bir rakama ulaşacağını hesaplıyor.

Mimarlar için çok çeşitli tasarım olasılıkları

Bu sistem, binanın cephesinde herhangi bir ek yapıya ihtiyaç olmadan gün ışığının binaların iç kısmının derinliklerine ulaştırılmasını sağlıyor. Sistem, binanın içerisinde esnek bir şekilde hayata geçirilebiliyor ve ister bir asma tavanın içerisine gizlenerek, ister binanın iç tasarımının bir parçası olarak görünür bir öğe olarak kullanılabiliyor. Aydınlatma armatürleri aracılığıyla gün ışığı, pencerelerden uzak alanlara ve hatta güneş ışığının bulunmadığı koridorlara ve odalara kadar gidebiliyor. Sistem, tasarım seçeneklerini sınırlandırmadan binaların mevcut yüzeylerine ve yeni bina yüzeyi konseptlerine entegre edilebiliyor. Buna ek olarak, yaşam kalitesini artırmak üzere doğal yeşil alanlara sahip olan çalışma ve dinlenme alanlarına sahip ofis ortamları gibi yeni tasarım konseptleri oluşturma fırsatları yaratıyor.

Fikir aşamasından pazara sunulmaya hazır sistem çözümüne

Gün ışığı yönetimi fikri, BASF’nin 150. kuruluş yıldönümü kapsamında uygulamaya sokulan Creator SpaceTM programı sırasında ortaya çıktı ve İsviçre’den gelen ekipler, bu fikre dayanarak binaların dışındaki ışık ve enerji konusunu inceledi. Çeşitli birimlerden BASF uzmanlarıyla birlikte, bir inkübasyon projesi haline gelen ve pazara sunulmaya hazır bir sistem çözümü olarak geliştirilen bir konsept oluşturdular. İlk prototip ise Avusturya’daki Bartenbach GmbH genel merkezinde kullanılmaya başlandı.

Gün ışığı sistemi hakkında daha fazla bilgi için: www.basf.com/daylighting

İSTANBUL’UN EN COOL HAVUZU UKİYO, SEZONU AÇIYOR!

in Etkinlikler/Yaşam by

Muhteşem İstanbul manzarasına uzanan sonsuzluk havuzu ve Marcel Wanders imzalı sıra dışı tasarımı ile şehir havuzlarında çıtayı yükselten Fairmont Quasar İstanbul’un beşinci katındaki Ukiyo, bu yıl da kentte tatilin vazgeçilmez adresi…

Şehirde yaz mevsiminin çehresi, bu yıl Ukiyo ile değişiyor. Fairmont Quasar İstanbul’un beşinci katında yer alan ve Japonca “yüzen dünya” anlamına gelen Ukiyo, eşsiz Boğaz ve kent manzarası, bu manzaranın sonsuzluğuna vurgu yapan yüzme havuzu ve şehrin dinamiği ile uyumlu tasarımı ile yaza iddialı bir giriş yapıyor.

Kapısından girer girmez konuklarını bambaşka bir dünyanın içine çeken Ukiyo’da, güne sonsuzluk havuzunda birkça kulaçla başlayabilir, havuz bardan leziz atıştırmalıklar ve harika kokteyller ile devam edebilirsiniz.

Haftasonları ise, yüzmeden sonra şezlongunuza servis edilen tepsi brunch’ıyla, şehirde yazın tadına varırken, gün boyu bronzlaşıp lounge müzik ile harika bir gün geçirebilirsiniz.

Tatlı bir esinti eşliğinde şehrin manzarası ile bütünleşen sonsuzluk havuzu, havuz barı, damakta iz bırakan kokteylleri ve sıra dışı dizaynı ile Ukiyo, yaz aylarını kentte karşılayanları eşsiz dünyasına bekliyor…

Rezervasyon için: (0212) 403 85 00

fairmont.com/İstanbul

YENİ ASTON MARTIN VANTAGE 350 BİN EURO FİYAT ETİKETİYLE GELİYOR

in Otomotiv by

İngiliz spor otomobil markası Aston Martin’in tamamen yenilediği Vantage, mayıs ayında Türkiye’ye geliyor. Markanın bugüne kadar ürettiği en ‘fantastik’ modellerinden biri olan Vantage, yüksek performansı, iddialı tasarımı ve konforlu sürüş özelikleri ile sınıfının standartlarını yeniden belirlemeye hazırlanıyor. Aston Martin Türkiye distribütörü D&D Motorlu Araçlar’ın Yönetim Kurulu Başkanı Nevzat Kaya yeni Aston Martin Vantage ile ilgili yaptığı açıklamada “Bizi çok heyecanlandıran bir model oldu. Sektörde büyük ilgi göreceğini şimdiden görebiliyoruz” dedi. Öte yandan mayıs ayında Türkiye’ye gelecek olan Vantage’in 300 ila 350 Bin Euro arasında satış fiyatına sahip olacağı belirtildi.

İngiliz devi Aston Martin’in spor otomobil segmentinde ikon modeli haline gelen Vantage serisinin en yenisi mayıs ayında Türkiye’ye geliyor. Aston Martin tarafından ilk kez 1951 yılında DB2 modelinin yüksek performans motorlu versiyonu olarak sunulan Vantage, Aston Martin Türkiye distribütörü D&D Motorlu Araçlar güvencesiyle showroom’larda yerini alacak. Safkan spor otomobil segmentinde Aston Martin kimliğinin en güçlü temsilcilerinden biri olan Vantage modelinin yeni serisi, keskin hatları, kaslı görüntüsü, mükemmel yol tutuşu ve 4 litrelik V8 motoru ile sürüş keyfini zirveye çıkarıyor.

GENİŞ İÇ KULLANIM ALANI

Yeni Vantage modelinin içi de dışı kadar muazzam bir tasarıma sahip. Uzun, akışkan kıvrımların yerini keskin, net çizgilere bıraktığı dinamik ve net hatlara sahip spor otomobil kokpiti, aracın agresif yönüne vurgu yapıyor. Yüksek iç mekan teması ve daha alçakta konumlandırılmış sürücü koltuğu derinlemesine bir sürüş deneyimi sunuyor. Döner-basmalı düğme ve kumanda sistemleriyle kullanıcıya dokunsal ve kolay kullanım imkanı da mevcut. Aynı şekilde, değiştirilerek üçgen formuna getirilen PRND vites düğmeleri ile başlıca kumanda düğmeleri, net sınırlarla birbirlerinden ayrılıyor. Depolama alanı açısından da cömert olan iç mekanda, koltukların arkasında kullanıma uygun bir alan ve geniş, iki katlı depolama bölmeleri yer alıyor.

510 PS GÜÇ ÜRETİYOR

Alt yapısı tamamen yenilenen Vantage’ın kalbi Aston Martin’in yeni 4 litrelik alaşım çift turbolu V8 motoru ile atıyor.Optimum ağırlık merkezi ve mükemmel yarı yarıya ağırlık dağılımı için şasede mümkün olduğunca alçak seviyeye ve arkaya yerleştirilen bu yüksek performanslı ve verimli motorun sağladığı güç, *245g/km CO2 salımına rağmen 6000 devirde 510PS, 2000-5000 devir arasında ise 685Nm seviyelerinde. Vantage 1530 kg boş ağırlığı ile güç-ağırlık ve tork-ağırlık oranlarında müthiş bir performansa sahip. Bu özellik, gaza basıldığında gözler önüne seriliyor.

0-100 3.5 SANİYE

Ateşleme, egzoz ve motor yönetim sistemlerinde detaylı ayar yapma imkanı, Vantage’ı büyüleyici bir karaktere ve fon müziğine kavuşturuyor. Vantage, devasa gücünü ve torkunu arkaya monte edilmiş sekiz vitesli ZF otomatik şanzıman donanımı ile arka tekerleklere iletiyor. 0’dan 60mph’a 3,5 saniyede çıkabilen ve maksimum 195mph hıza ulaşabilen otomobil, Dinamik Stabilite Kontrolü ve Dinamik Tork İletimi gibi kapsamlı dahili elektronik sistemleriyle maksimum kontrol ve sürüş keyfi sağlıyor.

 

 

Ab-ı Hayat Projesi ile Hastane Deneyimi Sanatın İyileştirici Gücü ile Buluşuyor

in Sanat/Yaşam by

Dijital sanatın ilgi çekici örnekleri arasına ismini yazdıracak Ab-ı Hayat projesi, Memorial Bahçelievler Hastanesi’ndeki yerini aldı. “Hayat veren su” anlamına gelen eser, bang. Prix ve Nohlab işbirliği ile oluşturuldu. ArtBizTech’in inovasyon danışmanlığı projelerinde yararlandığı tasarım odaklı düşünme metodolojisinin de kullanıldığı Ab-ı Hayat, hastanenin ziyaretçilerine sanatın iyileştirici gücünü sunmayı hedefliyor. Hastane mekanında karşılama alanlarını yeniden tanımlayan eser, konumu itibarıyla inovasyon, sanat ve teknolojinin birlikteliğini kamusal alana taşıma görevi de üstleniyor.

bang. Prix ve Nohlab, Memorial Sağlık Grubu’nun en yeni hastanesi Memorial Bahçelievler için Ab-ı Hayat isimli bir video enstalasyon hayata geçirdi. “Hayat veren su” anlamını taşıyan dijital eser, hastanenin ana girişinde ziyaretçileri karşılıyor. 3 kat yüksekliğindeki “videowall”, her biri kendi içinde farklı hikayeler anlatan, ancak bütün olarak bakıldığında tek bir eser halini alan toplam 48 ekrandan oluşuyor.

Pozitif enerji, güven ve huzur vermesi planlandı

Eserin ana çıkış noktasını, Memorial Bahçelievler’in güven odaklı hasta deneyimi teması belirledi. Çevreye duyarlı yeşil hastane ve en prestijli yüksek yeşil bina sertifikasını (USGBC – Leed Platinum) almış olan hastane, yeşilin ve sanatın iyileştirici gücünü bir sanat eseri ile anlatmak istiyordu. bang. Prix ve Nohlab ekibi, doğanın sonsuz döngüsünden ilham alan Ab-ı Hayat ile hasta ve ziyaretçilerin doğanın ahengini anımsamalarını, bir süreliğine bile olsa hastanede olduklarını unutup, kendilerini doğanın bir parçası olarak konumlamalarını, bu şekilde canlanma, pozitif enerji, güven ve huzur hissetmelerini hedefledi.

ArtBizTech Design Thinking metodolojisi kullanıldı

Eserin oluşturulma sürecinde gidilecek yön ise, aynı zamanda bang. Prix’nin yürütücüsü de olan, inovasyon danışmanlık firması ArtBizTech’in düzenlediği workshop’ta Design Thinking, yani tasarım odaklı düşünme metodolojisinden faydalanılarak belirlendi. Nohlab’ın sanatçıları ve Memorial Sağlık Grubu’ndan katılımcıların da yer aldığı workshop’ta hastalar, hasta yakınları ve hastane personelinin hastaneye girdiklerinde yaşayacakları deneyime pozitif katkı sağlayacak unsurlara yönelik temel içgörüler tespit edildi. Daha sonra nöroestetik bakış açısıyla beklenen içgörüleri karşılayacak renkler, formlar ve imgeler belirlendi.

Nohlab renklerden ses frekanslarına tüm detayları tasarladı

Sanat, tasarım ve teknoloji etrafında disiplinler arası deneyimler üreten Nohlab ekibi, kendilerinin de katkı sağladığı workshop süreci sonundaki brief doğrultusunda eser üretim sürecine geçti. Sanatçılar kullandıkları renklerden form yapılarına, konseptten ses frekanslarına kadar insanlara pozitif deneyimler yaşatacak öğeleri ön plana aldı,eserde olabildiğince sade ve nötr bir anlatım konsepti oluşturulması tercih edildi.

Fernando’nun kullandığı otomobil ikinciyeni.com’da satışta!

in Otomotiv/Spor by

İkinciyeni.com’dan futbol fanatiklerine büyük sürpriz! Online açık artırma sistemiyle otomobil piyasasını kullanıcılarının ayağına getiren ikinciyeni.com’da, Galatasaray’lı futbolcu Fernando’nun kullandığı otomobil satışa çıkarıldı. 25 Kasım’a kadar sürecek olan heyecanlı açık artırma sonunda kazanan kişiye otomobilini FernandoMetin Oktay tesislerinde teslim edecek.

Otomobil alım satımına yeni bir soluk getiren ikinciyeni.com’da bu kez, futbol dünyasının popüler isimlerinden Galatasaray’lı Fernando Francisco Reges’in kullandığı otomobil satılıyor. 25 Kasım Cumartesi gününe kadar devam edecek olan heyecanlı açık artırmanın kazananı, otomobilini Florya Metin Oktay Tesisleri’nde Fernando ile buluşarak ünlü oyuncunun elinden teslim alacak. Ayrıca Fernando, açık artırmayı kazanan kişiye, otomobilin içinde sakladığı özel bir sürpriz hediyeyi verecek.

Her segmentten otomobilin satışa sunulduğu ikinciyeni.com’da müşteriler üyelik işlemlerini ücretsiz ve kolay bir şekilde yapabiliyor. Açık artırmayı kazananlara otomobillerini, işlemlerin tamamlanmasının ardından 1 gün içinde teslim eden ikinciyeni.com, otomotiv sektörünün dijital dönüşümünün en başarılı örnekleri arasında gösteriliyor. İkinciyeni.com, yeni nesil hizmetleriyle önümüzdeki dönemlerde daha çok kullanıcıyı hayallerindeki otomobillerle buluşturmayı hedefliyor.

2017 yılında 20 bin otomobil satmayı hedefleyen ikinciyeni.com’un toplam 178 bin üyesi mevcut. Ayrıca ikinciyeni.com’dan hafta içi her gün ortalama 100 otomobil satışa sunuluyor.

İkinciyeni.com’un Kartal ve Bakırköy olmak üzere İstanbul’da 3; Türkiye genelinde İzmir, Ankara, Kocaeli, Gaziantep ve Bursa’da ise birer şubesi bulunuyor.

Veganlar İçin Sağlıklı 7 Beslenme Önerisi

in Yaşam by

Son yılların en dikkat çeken beslenme akımlarından biri olan vegan beslenmeyi seçenlerin sayısı tüm dünyada artmaya devam ediyor. Hayvansal kökenli gıdaları ve hayvansal kaynaklı diğer gıda katkılarını da içermeyen vegan beslenmenin sağlığa etkileri ile ilgili tartışmalar sürerken Sodexo Entegre Hizmet Yönetimi Sağlıklı Yaşam Yöneticisi Diyetisyen Sibel Mumcu Dünya Vegan Günü kapsamında açıklamalar yaptı. Diyetisyen Mumcu, “Vegan diyetler pek çok besin ögesini içerse de kimi besin öğeleri açısından yeterli değil” diyerek vegan beslenmenin sağlıklı yollarını açıkladı.

Beslenme düzenlerinde bal, süt ürünleri, yumurta dahil hayvansal kaynaklı gıdaların hiçbirine yer vermeyen veganların sayıları her geçen gün artıyor. 1 Kasım Dünya Vegan Günü kapsamında, yalnızca bitkisel besinlerin tüketildiği bu beslenme tarzı ile ilgili konuşan Sodexo Entegre Hizmet Yönetimi Sağlıklı Yaşam Yöneticisi Diyetisyen Sibel Mumcu, “Vegan beslenenlerin bitkisel besin tercihleri de farklı inanışlara göre şekilleniyor. Bazı veganların beslenmesinde sadece sebze, meyve, tahıl ve kuru baklagiller yer alırken bazıları sadece tahıl ürünleriyle beslenir. Yalnızca meyve ve botanik olarak meyve sayılan sebzelerle beslenen gruplar var. Besleyicilik değerinin kaybolacağına inandıkları için besinleri pişirmeden, çiğ tüketen Ravistler ve arıdan elde edildiği için balı, kemikten elde edildiği için jelatini, süt içeriyorsa çikolatayı dahi tüketmeyen daha radikal bir grup da var” dedi. Vegan diyetlerin pek çok besin ögesini içerse de kimi besin öğeleri açısından yeterli olmayacağını belirten Diyetisyen Mumcu, önerilerini paylaştı.

B12 takviyesi gerekebilir

Bitkisel besinler B12 içermedikleri için et tüketmeyen bu grupta B12 vitamini alımı yetersiz kalır. Su yosunları ve soya fasulyesinden fermentasyon ile elde edilen tempeh gibi bitkisel besinlerin B12 içerdiğine dair bilgiler bulunuyor. Ancak bu besinlerde yer alan B12’nin etkisiz olduğu ya da B12 emilimini engelleyen bir yapı içerdiği konusunda tartışmalar sürüyor. Bu nedenle vegan tipi beslenen bireyler B12 açısından desteğe ihtiyaç duyabilirler.

Kalsiyum kaynakları olmazsa olmaz

Kemik sağlığı açısından en önemli mineral olan kalsiyum alımı da veganlarda düşük kalır. Veganlar biyoyararlığı yüksek hayvansal kaynaklı kalsiyum kaynaklarını tüketmedikleri için her ne kadar kalsiyumdan zengin koyu yeşil yapraklı sebzeleri tüketseler de vücut bu sebzelerdeki kalsiyumdan yeterince yararlanamaz. Bu sebeple veganlar iyi kalsiyum kaynakları arasında gösterilen baklagiller, koyu yeşil yapraklı sebzeler, susam, tahin, incir gibi besinleri diyetlerinde mutlaka bulundurmalıdırlar.

Balık yerine keten tohumu

Balık tüketmeyen bir veganın diyetinde omega-3 yağ alımını desteklemek için günde 2 porsiyon keten tohumu veya yağı, ceviz, semizotu gibi omega-3 kaynakları bulunması önerilir.

Beslenmeye C vitamini kaynakları eklenmeli

Vücudumuz hayvansal kaynaklı besinlerdeki demiri bitkisel kaynaklı besinlerdeki demire göre daha aktif kullanır. Bu da vegan beslenmede bitkisel kaynaklardan alınan demirin yetersiz kalmasına neden olabilir. Bitkisel kaynaklı besinlerdeki demirden yeterince iyi faydalanmak için beslenmede C vitamini kaynaklarının yeterli düzeyde bulunması önemlidir.

Kuru baklagil ve tahıllar birlikte tüketilmeli

Kuru baklagil ve yağlı tohumlar veganlar için iyi protein kaynağıdır ve kolesterol içermezler. Ayrıca kompleks karbonhidratlar ve posa yönünden de iyi birer kaynak olan kuru baklagiller ile tahıl kaynaklarının birlikte tüketilmesi, vücudun her iki besin grubundaki proteinden daha iyi faydalanmasını sağlar.

Fıstık ezmesi ve tahin protein kaynağı

Yağlı tohumlar ise hem yağları (yerfıstığı yağı) hem de tohumlarından elde edilen sürülebilen ezmeleri (tahin veya yer fıstığı ezmesi) ile protein ihtiyacına önemli katkıda bulunurlar. Ancak yüksek yağlı yapıları nedeniyle tüketilen miktara dikkat etmek gerekir.

Sebze- meyve çeşitliliği önemli

Sebze ve meyveler tüm vitamin, mineral ve biyoaktif bileşiklerden zengindirler ve her biri bunları farklı miktarlarda içerir. Bu nedenle her çeşit sebze ve meyvenin beslenme düzeni içinde yer alması ve yeterli miktarlarda mevsiminde tüketilmesi önemlidir.

Git Top