LIFESTYLE MAGAZINE

Category archive

Sinema - page 2

[ARŞİV] 2017’DE NETFLIX: BİR YILDA NELER İZLEDİK, NASIL İZLEDİK?

in Sinema by

Netflix’te bu yılı nasıl geçirdik? Neler izledik, hangi dizilerin tüm bölümlerini bir oturuşta tükettik, hangi yapımları tekrar tekrar görmeye doyamadık? İlk defa paylaşılan veriler ve sosyal medyadan gelen tepkilerle işte 2017’de Netflix Türkiye…

2017 defterini kapatmaya hazırlandığımız şu günlerde, şöyle bir geriye dönüp yıla bir de Netflix açısından bakalım dedik. Bol bol dizi maratonuyla dolu geçen bir yılda, dünyanın dört bir yanındaki Netflix üyeleri günde 140 milyon saatten fazla, yani bir haftada yaklaşık 1 milyar saat boyunca dizi, film ve belgesel seyretti!

Dünyada Netflix izleme rekorunun kırıldığı gün1 1 Ocak oldu. Türkiye’de ise en çok 7 Ocak, Pazar günü Netflix seyredildi.

Türkiye’de bir kullanıcı 2017’de Arı Filmi’ni (Bee Movie) tam 154 kez izledi. Dünya genelinde bir üye yılda ortalama 60 film seyretti.

Ama işin asıl ilginç yanı Netlix’te neyin nasıl izlendiğini görmek oldu. Kimi yapımlar adeta sabırsızlıkla yalanıp yutuldu, bazıları ise azar azar tadı çıkarılarak tüketildi. Bazı diziler için ‘Netflix partnerimize sadakatsızlık etmeyi’ bile göze aldık, yine başka yapımları izlemek içinse bütün aile ekran başında toplandık… 2017 yılında Türkiye’de Netflix böyle izlendi:

Yalayıp Yuttuklarımız2
Bazı yapımları izlemek için günde iki saatten fazla Netflix ekranına kilitlendik, hayatın günlük koşturmasından uzaklaşmak için adeta yalayıp yutarak izledik. İşte günde 2 saatten fazla izlediğimiz o yapımlar:

1. El Chapo 6. 13 Reasons Why
2. Greenleaf 7. Marvel’s Iron Fist
3. American Vandal 8. Anne with an E
4. Marvel’s The Defenders 9. Ingobernable
5. 3% 10. Travelers

Tadını Çıkara Çıkara İzlediklerimiz3
Dünya işlerine ara verip biraz nefes almak ve eğlenmek için, bir yandan da bitmesin diye gıdım gıdım, günde iki saatten az izlediklerimiz yapımlar ise şunlar oldu:

1. The Crown 6. Ultimate Beastmaster
2. Big Mouth 7. ASOUE
3. Disjointed 8. The Confession Tapes
4. Neo Yokio 9. GLOW
5. You Me Her 10. Friends from College

Netflix Partnerimizi Aldatmayı Göze Aldıranlar4
Merakımıza yenilip, her zaman birlikte ekran karşısına geçtiğimiz Netflix partnerimizin yanımızda olmamasına rağmen gizlice izlemeye devam ettiklerimiz:

1. Narcos 6. 13 Reasons Why
2. Black Mirror 7. Ozark
3. Stranger Things 8. MINDHUNTER
4. Sense8 9. Star Trek Discovery
5. House of Cards 10. Marvel’s The Defenders

Tüm Aileyi Bir Araya Getirenler5
Bu yıl Stranger Things 2, bütün aile fertlerini ekran başına toplayan yapımlar arasında birinci sırada yer aldı. Ayrıca Stranger Things 2, yayınlandığı andan (27 Ekim) itibaren izleyiciler tarafından 24 saat içinde tüm sezonu izlenen diziler arasında birinci olarak, “dizi maratonu” yarışçılarının (Binge Racer) favorisi oldu. Tüm aileyi bir araya getiren Fuller House, Anne with an E ve Star Trek: Discovery gibi yapımların çoğunda nostalji unsurunun olması ise dikkat çeken verilerden bir diğeriydi.

1. Stranger Things 6. The Worst Witch
2. ASOUE 7. Fuller House
3. 13 Reasons Why 8. Anne with an E
4. Star Trek Discovery 9. Trollhunters
5. Chef’s Table 10. Atypical

Gelelim 2017’de Netflix’in sosyal medyadaki yankılarına…

Sosyal Medyada En Çok Ses Getirenler

  • En merak edilen – 2018’de yayınlanacak olan Netflix’in ilk Türk orijinal dizisi
  • Dizi maratonunun galibi – Stranger Things
  • En üzücü hadise – Sense8’in sona ermesi
  • Nostaljinin tavan yaptığı – Saadettin Teksoy ve Dönence’li Stranger Things 2 videosu
  • Bizi gizli gizli en çok gururlandıran – Marvel’s The Defenders’taki İstanbul sahneleri
  • En sevilen – Nusret’in Narcos ekibine et ikramı
  • En sabırsızlıkla beklenen – Black Mirror’ın yeni sezonu
  • Yılın yeni tutkusu – MINDHUNTER
  • En iyi çıkış yapan- 13 Reasons Why

Bunlar da bonus…

  • Dizi maratonlarının en büyük düşmanı: Sınav dönemi
  • En gıcık olunanlar: Ayrılınca Netflix şifresini değiştiren eski sevgililer
  • Diziye tek başına devam etmesiyle gözden düşenler: En yakın arkadaşlar
  • İndirilen içeriklerin en çok izlendiği yerler: Toplu taşıma araçları
  • Dizi maratonları nedeniyle hayatımızdan çıkan olay: Uyku

Netflix’te beğendiğiniz film ve dizileri mobil cihazlarınıza indirerek, internet bağlantınız olmadan da seyredebilirsiniz. Ayda 15.99 TL’den başlayan fiyatlarla üye olun. Üstelik ilk ay hediye! www.netflix.com

Metodoloji
Popülarite, 1 Kasım 2016 – 1 Kasım 2017 tarihleri arasında günlük ortalama izleme sürelerine göre hesaplandı
2/3 Günde iki saatten az izlenen diziler ‘tadı çıkarılarak izlenenler’, günde iki saatten fazla seyredilenleri ise ‘yalanıp yutulanlar’ olarak tanımlandı. Hesaplamalar, 1 Kasım 2016 – 1 Kasım 2017 tarihleri arasında yeni ekrana gelen veya yeni sezonu yayınlanan Netflixorijinal yapımlarından yola çıkılarak yapıldı. Daha ayrıntılı bilgi için lütfen tıklayın.
4 24 – 30 Ekim 2017’de, 60 binden fazla Netflix kullanıcısının katılımıyla gerçekleştirilen global araştırmanın sonuçları. Örnek, 32 ülkede çift olarak TV dizileri seyreden yetişkinleri temsil ediliyor. Araştırma, 1 Kasım 2016 – 1 Kasım 2017 tarihleri arasında yeni ekrana gelen veya yeni sezonu yayınlanan Netflix orijinal yapımlarını kapsıyor.
5 24 – 30 Ekim 2017’de, 60 binden fazla Netflix kullanıcısının katılımıyla gerçekleştirilen global araştırmanın sonuçları. Örnek, 32 ülkede TV dizilerini ailece seyreden yetişkinleri temsil ediliyor. Araştırma, 1 Kasım 2016 – 1 Kasım 2017 tarihleri arasında yeni ekrana gelen veya yeni sezonu yayınlanan Netflix orijinal yapımlarını kapsıyor.

Kendrick Lamar “Black Panther” Filminin Soundtrack Albümünün Prodüktörlüğünü Üstleniyor!

in Müzik/Sinema by

Grammy Ödüllü uluslararası süperstar Kendrick Lamar ve Anthony “Top Dawg” Tiffith, Marvel Studios tarafından çekilen Marvel’dan “Black Panther” filmi için tamamı film için özel olarak bestelenmiş orijinal şarkılardan oluşan bir albüm hazırlıyor. Yönetmen koltuğunda Ryan Coogler’ı gördüğümüz Black Panther’in oyuncu kadrosu ise oldukça geniş: Chadwick Boseman, Michael B. Jordan, Oscar ödüllü Lupita Nyong’o, Danai Gurira ve çok daha fazlası bu filmde sizleri bekliyor. Türkiye’de 16 Şubat’ta vizyona giren film, Wakanda Kralı babasının ölümünden sonra tahta geçmek ve kral olarak gerçek yerini almak üzere, Afrika’daki yuvasına dönen T’Challa’nın hikayesini anlatıyor.

Bu muhteşem albümü iTunes üzerinden satın almak ve dijital platformlardan dinlemek için: https://UMGTurkey.lnk.to/blackpanther

Rolling Stone dergisinin “yaşayan en büyük rap sanatçısı” ilan ettiği Kendrick Lamar kariyerinde ilk kez bir sinema filmi için müzik besteliyor.

Ayrıca ilk kez bir Marvel Studios filmi için özel olarak kaydedilen bir soundtrack albümü çıkmış olacak.

Kendrick Lamar’ı bu proje için özel olarak seçen Ryan Coogler, bu dev iş birliği için şunları söyledi: “Eserleri bu derece ilham verici olan bir sanatçıyla çalışacağım için gurur duyuyorum. Kendrick ve TDE’nin yaptıklarını tüm dünyanın duyması için sabırsızlanıyorum.”

Kendirck Lamar ve SZA tarafından seslendirilen ‘All The Stars’ şarkısı için David Meyer and The Little Homies tarafından çekilen müzik videosunu izlemek için: http://bit.ly/2sdNJPP

Kendrick Lamar, son albümü “DAMN.” ile internet üzerinden en çok dinlenen sanatçılardan biri oldu ve 2017 MTV Video Müzik Ödülleri’nde 6, 2017 60. Grammy Ödülleri’nde ise 5 ödül alarak bu başarısını taçlandırdı.

“Black Panther: The Album”de SZA, The Weeknd, Jay Rock, Future, James Blake, Vince Staples, ScHoolboy Q, 2 Chainz, Travis Scott ve çok daha fazla ünlü ismi bir arada görebilceğimiz şarkı listesi ise şöyle:

1. “Black Panther” – Kendrick Lamar
2. “All The Stars” – Kendrick Lamar ve SZA
3. “X” – Schoolboy Q, 2 Chainz ve Saudi
4. “The Ways” – Khalid ve Swae Lee
5. “Opps” – Vince Staples ve Yugen Blakrok
6. “I Am” – Jorja Smith
7. “Paramedic!” – SOB X RBE
8. “Bloody Waters” – Ab-Soul, Anderson .Paak ve James Blake
9. “King’s Dead” – Jay Rock, Kendrick Lamar, Future ve James Blake
10. Redemption Interlude
11. “Redemption” – Zacari ve Babes Wodumo
12. “Seasons” – Mozzy, Sjava ve Reason
13. “Big Shot” – Kendrick Lamar ve Travis Scott
14. “Pray For Me” – Kendrick Lamar ve The Weeknd

Sony’nin yeni full frame α7R III değiştirilebilir lensli fotoğraf makinesi, çözünürlük ve hızın en üst düzey kombinasyonunu sunuyor

in Sinema/Teknoloji by

Yenilikçi Full Frame aynasız model, 42.4 MP Yüksek Çözünürlük ve saniyede 10 kare kesintisiz çekim ile hızlı ve hassas AF performansını tek bir kompakt gövdede bir araya getiriyor.

  • Gelişmiş Görüntü İşleme özellikli 35mm Full Frame 42.4 MP[i] Arka Aydınlatmalı Exmor R™ CMOS Görüntü Sensörü
  • İster Sessiz Çekim isterse Mekanik Deklanşör ve tam Otomatik Odaklama/Otomatik Pozlandırma izleme özelliği ile saniyede 10 kareye kadar Kesintisiz Çekim[ii]
  • Görüntü alanının yüzde 68’ini[iii] kapsayan 399 aşama algılamalı AF noktası, 425 kontrast AF noktası ve yaklaşık 2 kat daha etkili Göz AF[iv]
  • 5.5 adım[v] deklanşör hızı avantajı ile 5 eksenli optik gövde içi görüntü sabitleme
  • tam piksel okumalı ve piksel gruplaması olmadan[vi] yüksek çözünürlüklü 4K[vii]video çekimi
  • Güncellenmiş otomatik odaklama, çift SD kart yuvası, daha uzun pil ömrü, SuperSpeed USB (USB 3.1 Gen 1) USB Type-C™ terminali ve daha fazlası ile tamamen profesyoneller için yeniden tasarlandı
  • Sadece 652 gram ile kompakt, hafif gövde[viii]

Sony, Full Frame aynasız fotoğraf makinesi yelpazesinin etkileyici yeni üyesi α7R III’ün (model ILCE-7RM3) çıkışını duyurdu.

Görüntü işleme gücü ve etkinliğindeki evrimsel sıçrama sayesinde yeni α7R III, saniyede 10 kareye kadarii etkileyici çekim hızlarına sahip yüksek çözünürlüklü bir 42.4 MPi arka aydınlatmalı Exmor R CMOS görüntü sensörünü tam otomatik odaklama/otomatik pozlandırma (AF/AE) izleme özelliği ile bir araya getiriyor. Aynı zamanda harika görüntü ve 4K6 video kalitesi, geniş 15-adımlı dinamik aralık, neredeyse tam bir adım bozulma önleyici yüksek hassasiyet ve daha fazlası da bu yeni makinede buluşuyor. Muazzam yetenekleri ve kompakt, hafif gövdesi ile; fotoğrafçılara, videograflara, multimedya yaratıcılarına ve güvenilirlik, esneklik ve çok yönlülük talep eden tüm profesyonellere hitap eden, çok yönlü bir araç.

Yeni Görüntü Kalitesi Düzeyi

Yeni a7R III; 42.4MP yüksek çözünürlük, arka aydınlatmalı Exmor R CMOS görüntü sensörü, ışık toplama etkinliğini önemli ölçüde iyileştirmek için aralıksız bir çip-üzeri lens tasarımı ve sensörün lens camı üzerindeki AR (yansıma önleyici) kaplamanın birleşiminden faydalanıyor. Bu da yüksek bozulma önleyici performansı ve geniş dinamik aralığı ile yüksek hassasiyet sağlıyor.

Sony’nin yeni α7R III modeli, aynı zamanda görüntü sensörünün okuma hızını efektif olarak iki katına çıkaran* yeni bir ön uç LSI’ın yanı sıra, işleme hızını α7R II’ye kıyasla yaklaşık 1,8 kat artıran güncellenmiş bir BIONZ X™ görüntü işleme motoruna da sahip. Bu güçlü bileşenler, fotoğraf makinesinin daha yüksek hızlarda çekim yapmasına imkan vermek üzere birlikte çalışırken, etkileyici 100 – 32000 (fotoğraflarda ISO 50 – 102400’e kadar genişletilebilir) ISO aralığını ve düşük hassasiyet ayarlarında muazzam 15-adımlı[ix]dinamik aralığı da mümkün hale getiriyor. Bu, tüm ayarlar ve tüm çekim koşullarında toplam performansın olağanüstü hale gelmesini güvence altına alıyor.

Bu yeni Full Frame model, bir yandan çözünürlüğü en üst seviyeye çıkarırken, diğer yandan da sessiz veya kesintisiz modda yapılan çekimlerde dahi 14 bit RAW format çıktı yeteneğine sahip olmak üzere, optik düşük geçişli filtre olmaksızın üretildi. Fotoğraf makinesi, yüksek çözünürlüklü çekim kapasitesini desteklemek üzere rötuşlanan, yenilikçi 5 eksenli optik görüntü sabitleme sistemi ile donatıldı. Bunun sonucunda 5.5 adımvdeklanşör hızı avantajı ile bir görüntü sabitleme sisteminde dünyanın en yüksek[x] telafi performansına ulaşıldı. Aynı zamanda, yüksek hızlı saniyede 10 karelik çekimin yanı sıra cilt tonlarının doğru renkte yeniden üretimlerinde birçok iyileştirmenin de bulunduğu, her modda titreme ve görüntüdeki bulanıklığı azaltan yeni bir düşük titreşimli deklanşör de bulunuyor.

Saniyede 10 Kareye Kadarii Yüksek Performanslı AF ve AF/AE İzleme

Yenilikçi yeni α7R III full frame aynasız fotoğraf makinesi, 76 adede kadar JPEG /RAW fotoğraf veya 28’e kadar sıkıştırılmamış RAW görüntü için kesintisiz fotoğraf çekmesine imkan veren, ayrıca hassas AF/AE izleme ile saniyede 10 kareye kadar 42.4MP fotoğraf çekebilen, iyileştirilmiş bir görüntü işleme sistemi ile donatıldı[xi]. Hem mekanik deklanşör hem de tamamen sessiz çekimde[xii] kullanılabilin bu yüksek hızlı saniyede 10 kare modu, fotoğraf makinesinin muazzam esnekliğine katkıda bulunuyor. Fotoğraf makinesi, aynı zamanda canlı görüntüleme modunda vizör veya LCD ekranda asgari gecikme ile saniyede 8 kareye kadar kesintisiz çekim[xiii] yapabiliyor. Bu yüksek hızlı seçenekler, hızlı hareket eden süjelerin son derece yüksek doğruluk ve olağanüstü görüntü detayı ile yakalanabilmesini sağlıyor.

Daha da yüksek rahatlık için, kesintisiz çekilen çok sayıda fotoğraf bellek kartına yazılırken, fotoğraf makinesinin ana fonksiyonlarının çoğu da kullanılabiliyor. Bunlar arasında ‘Fn’ (Fonksiyon) ve ‘Menu’ butonlarına erişim, görüntü oynatma, notlandırmanın da dahil olduğu parametreler* ve stüdyo dışında fotoğraf tasnifini kolaylaştıran diğer fonksiyonlar yer alıyor.

Ayrıca, bir çekim ortamında floresan veya yapay ışık bulunması halinde, kullanıcılar, α7R III’ün aydınlatma frekansını otomatik olarak tespit ederek çekilen görüntüler üzerindeki etkisini minimize etmek üzere deklanşörün zamanlamasını yapmasına imkan veren Anti-flicker[xiv] fonksiyonunu devreye sokabiliyor. Bu, kimi zaman yüksek deklanşör hızlarında çekilen fotoğrafların üst ve alt kısımlarında meydana gelebilen herhangi bir pozlandırma veya renk anomalisini asgari düzeye indiriyor.

α7R III’ün yükseltilen odaklama sistemi, hem yatay hem de dikey yönlerde görüntü alanının yaklaşık %68’ini kaplayan 399 odak düzlemi aşama algılamalı AF noktasından oluşuyor. Kontrast AF noktalarının sayısı da α7R II’ye göre 400 nokta artırılarak 425’e yükseltildi. Bu gelişmiş sistem, loş ışık koşullarında α7R II’nin yarısı kadar bir sürede AF yakalama sağlarken, takip de yaklaşık 2 kat daha hassas hale geliyor. Övgü toplayan Göz AF özelliği ise, yaklaşık 2 kat daha etkili ve bir adaptör yardımıyla Sony’nin A mount lensleri kullanılırken de kullanılabiliyor.[xv]

Esnekliğe odaklanan diğer iyileştirmeler arasında, Odak Büyütme modunda AF’nin bulunması, A mount lenslerin kullanımı sırasında odak düzlemi aşama algılamalı AF desteği[xvi], bir ‘AF Açık’ butonu, odaklama noktalarını hızlıca hareket ettirmek için bir çoklu seçici veya ‘joystick’, esnek dokunarak odaklama fonksiyonelliği ve çok daha fazlası bulunuyor.

Video Profesyonelleri için Yüksek Kaliteli 4K

Bir video kamera olarak istisnai ölçüde yetenekli olan yeni α7R III, full frame görüntü sensörünün tüm eni boyunca 4K (3840×2160 piksel) video kayıt imkanı sunuyor. Super 35mm formatında yapılan çekimlerde, fotoğraf makinesi, 5K[xvii] bilgi toplamak ve bunları istisnai detay ve derinliğe sahip yüksek kaliteli 4K görüntüler üretebilmek amacıyla yüksek hızda örneklendirmek için, piksel gruplamasız tam piksel okumadan yararlanıyor.

α7R III üzerinde, Anında HDR iş akışını destekleyerek HDR (HLG) uyumlu televizyonun gerçek yaşamı aratmayan, harika 4K HDR görüntüler oynatmasına izin veren yeni bir HLG (Hibrit Log-Gamma)[xviii] de bulunuyor. Ayrıca daha yüksek renk derecelendirme esnekliği için hem S-Log2 hem de S-Log3 sunuluyor. Fotoğraf makinesi aynı zamanda 100 Mbpsvi’ye varan hızlarda 120 fps Full FD kayıt da yaparak, görüntülerin AF izlemeli 4x veya 5x yavaş çekim[xix] Full HD video dosyaları olarak düzenlenmesine imkan veriyor.

Profesyonellere Hitap Eden Yapı, Tasarım ve Kişiselleştirme

Sony’nin en yeni full frame fotoğraf makinesi, gerçek bir profesyonel kullanım tarzı sağlayan çeşitli gelişmiş yetenekler ile donatıldı. Bunlar arasında, biri UHS-II tip SD bellek kartlarını destekleyen çift medya yuvası da bulunuyor. Kullanıcılar, aralarında ayrı JPEG / RAW kayıt, ayrı fotoğraf / film kaydı, yayın kaydı ve daha fazlasının da bulunduğu içeriklerini saklamak için çeşitli seçeneklere sahip. Yeni fotoğraf makinesinde, α7R II’de kullanılan W serisi pillerin yaklaşık 2,2 katı kapasiteye sahip olan Sony’nin Z serisi pillerin kullanılması da pil ömrünü ciddi şekilde genişletiyor.

α7R III’te, son derece doğru, gerçek yaşama sadık detay yeniden üretimi için, yaklaşık 3.686k noktalı iyileştirilmiş yüksek çözünürlüklü, yüksek parlaklıkta bir Quad-VGA OLED Tru-Finder™ bulunuyor. Aynı zamanda büyük övgü toplayan Sony α9 fotoğraf makinesinde de bulunan Tru-Finder’da yansımaları ciddi ölçüde azaltmak için bir ZEISS®T* Kaplama bulunurken, dış mercekte ise kiri iten flor kaplama yer alıyor. Aynı zamanda, aksiyona en uygun çekimi sağlayabilmek için ya 50 fps ya da 100 fps[xx] seçenekleri ile kişiselleştirilebilir kare hızına da sahip. LCD ekran da 1.44M nokta çözünürlük ve parlak, dış koşullarda bakışı kolaylaştıran WhiteMagic™ teknolojisi ile yükseltildi. Hem vizör hem de monitörlerde “Standart” veya “Yüksek” görüntü kalitesi ayarları bulunuyor. “Yüksek”, daha doğal bir görüş için vizör ve monitörlere ekstra kaliteli görüntü sağlamak için, 42.4MP sensörün okuduğu yüksek miktardaki veriden yararlanıyor.

Bu yeni fotoğraf makinesi, aynı zamanda odak noktalarını kaydırmanın hızlı ve etkili bir yolunu sağlayan çok seçicili bir joystickin yanı sıra fotoğraf veya video çekerken otomatik odaklamayı devreye almak için bir ‘AF AÇ’ butonu da sunuyor.

Yeni α7R III, bir akıllı telefon, tablet, bilgisayar veya FTP sunucuya Wi-Fi® üzerinden rahat şekilde dosya aktarmanın kullanışlı bir yolunu sunarken aynı zamanda içerdiği senkronizasyon terminali ile, harici flaş üniteleri ve kabloların doğrudan uygun bir flaş senkronizasyon noktasına bağlanmasına imkan veriyor. Güç kaynağı veya bağlı aksesuarlarda daha yüksek esneklik için bir SuperSpeed USB (USB 3.1 Gen 1) USB Type-C™ Terminalinin yanı sıra kişisel bilgisayara bağlıyken daha yüksek görüntü transfer hızı da sunuluyor.

Yeni “Imaging Edge” Yazılım Paketi ve Piksel Kaydırma Çoklu Çekim Modu

α7R III ile birlikte ilk defa olarak kullanılan “Imaging Edge” yazılımı sayesinde ön işlemeden son işlemeye uzanan tüm çekim sürecinin yaratıcı imkanları artıyor. “Imaging Edge”, ücretsiz olarak indirilebilen ‘Remote’, ‘Viewer’ ve ‘Edit’ isimli üç PC uygulaması sağlıyor. Bu uygulamalar, canlı görüntü ile PC uzaktan çekimi ve RAW geliştirmeyi destekliyor.

Çok yönlü α7R III ile ilk defa sunulan bir diğer özellik ise, gerçek yaşamı aratmayan, süper yüksek çözünürlüklü kompozit resimler yaratmak için gelişmiş 5 eksenli optik gövde içi sabitlemeden yararlanan yeni Piksel Kaydırma Çoklu Çekim modu. Bu modda, fotoğraf makinesi sensörü tam olarak 1 piksellik adımlar halinde kaydırarak toplam 169.6 MP* resim verisi içeren dört ayrı piksel kaydırmalı fotoğraf çekiyor. Bu dört fotoğraf, “Imaging Edge” yazılım paketi yardımıyla bir araya getirilip işlenebiliyor. Nihayetinde ortaya çıkan, son derece yüksek çözünürlüğe ve eşi görülmemiş düzeyde renk doğruluğuna sahip fotoğraflar, mimari, sanat veya birçok karmaşık detay ve renge sahip diğer natürmort fotoğraf süjelerini resimlemek için ideal.

Spotify ve Netflix Stranger Things Fanlarını ‘The Upside Down’a götürüyor

in Müzik/Sinema by

Netflix’in takip edilen dizilerinden Stranger Things’in ikinci sezonu için Indiana’ya, Hawkins Kasabası’na geri dönmeye hazır mısınız? Spotify ve Netflix’in, ikinci sezonu yayınlanan ve izleyenleri “The Upside Down’a götürecek olan, gün geçtikçe giderek bir kültürel fenomen haline gelen Stranger Things’in fanları için bir sürprizi var.

Spotify, dizinin fanlarının Spotify’daki müzik tercihlerine ve müzik dinleme alışkanlıklarına dayanarak, en çok hangi Stranger Things karakterine benzediklerini keşfedebilecekleri interaktif bir deneyim sunuyor.

Stranger Things karakterleri için çalma listeleri oluşturmak üzere Spotify ve Netflix dizinin en önemli 13 karakterini simgeleyen müzik profilleri oluşturdu. Spotify herkesin Stranger Things karakterini bulmak için bu profilleri kullanıcıların müzik dinleme alışkanlıkları ile eşleştiriyor. Ve kullanıcılar kendi Stranger Things karakterleri ile örtüşen çalma listesini yayınladıklarında, ekran birden dönüyor ve kullanıcı kendini The Upside Down’da buluyor.

Joyce gibi 80’lerin ürkütücü şarkılarını dinlerken evinizi Halloween ışıkları ile süslemek ister misiniz? Eleven gibi izin gününüze sabah şarkıları ile başlamak ister misiniz? Demogorgan ile eşleşip eşleşmediğinizi keşfetmek ister misiniz?

Eleven, Dustin ya da diğer Stranger Things karakterlerinden hangisine daha çok benzediğinizi keşfetmek için spotify-strangerthings.com adresini ziyaret edebilirsiniz. Karakter eşinizi bulduktan sonra, tüm karakter çalma listelerini Facebook, Twitter ya da Tumblr üzerinden paylaşabilirsiniz.

Yaşayan Ölülerin En İlgi Çekicileri Pera Film’de “Sıra Dışı Vampirler”

in Sinema by

Pera Film, Cadılar Bayramı’nı Sıra Dışı Vampirler film programı ile kutluyor. Program kapsamında sunulan seçki, yüzyıllardan bu yana pek çok kültürde yer bulan ve her coğrafyada kendine özgü, yerel bir hikâye barındıran vampirlerin sıra dışı dünyasına odaklanıyorSeçki kült yapımlar ile yeni yapımları bir arada sunuyor.

Pera Film, klasik korku filmlerinin önde gelen karakterlerinden biri sayılan vampirleri, klişelerden arındırılmış özgün içerikli yapımlar eşliğinde sinemaseverler ile buluşturuyor. Program kapsamında on bir film gösteriliyor: Valerie ve Harikalar Haftası (Jaromil Jires, 1970), Kuduz (David Cronenberg, 1977), Karanlığa Yakın (Kathryn Bigelow, 1987), Cronos (Guillermo del Toro, 1993), Gir Kanıma (Tomas Alfredson, 2008), Bir Vampir Hikâyesi (Neil Jordan, 2012), Sadece Aşıklar Hayatta Kalır (Jim Jarmusch, 2013), Gece Yarısı Sokakta Tek Başına Bir Kız (Ana Lily Amirpour, 2014), Aylak Vampirler (Taika Waititi, Jemaine Clement, 2014), Deniz Kızlarının Şarkısı (Agnieszka Smoczynska, 2015), Dönüşüm (Michael O’Shea, 2016).

Sıra Dışı Vampirler film programında yer alan Valerie ve Harikalar Haftası (Valerie and Her Week of Wonders)kadınlığa adım atmak üzere olan bir genç kızın kendini vampirlerin ve cadıların cirit attığı duyusal bir fantezi diyarında bulmasını konu ediniyor. Şair Vitezslav Nezval’in romanından uyarlanan filmin yönetmen koltuğunda Jaromil Jires oturuyor. Cinsel endişe, hastalık gibi temaları ele alan David Cronenberg yönetmenliğindeki Kuduz (Rabid), bir araba kazasından ötürü geçirdiği ameliyat sonrası mutasyona uğrayan Rose adlı karakterin hikâyesini anlatıyor. Karanlığa Yakın (Near Dark), genç bir çiftçinin hoşlandığı kızın bir vampir olduğunu anlaması ve kızın ailesine katılarak karanlık bir maceraya sürüklenmesini konu ediniyor. Sinema tarihinin Oscar ödülüne layık görülen ilk kadın yönetmeni Kathryn Bigelow’un imzasını taşıyan film, aşkı şaşırtıcı bir şefkat ve çekicilik ile izleyiciye sunuyor.

Yönetmen Guillermo del Toro’nun ölümsüzlük fikrinin baştan çıkarıcılığına odaklı yapımı Cronos, izleyiciyi eline geçen bir antika obje ile kötücül ve bağımlılık yapan güçlerin hem sahibi hem de kurbanı olan Jesus Gris’in, karanlık ve sürükleyici dünyasına götürüyor. Gir Kanıma (Let the Right One In) Oskar ve Eli arasındaki ilişkiye odaklanıyor. Yönetmenliğini Tomas Alfredson’un yaptığı film, sanat filmleri ile vampir filmleri janrının başarıyla harmanlandığı yapımlardan birini oluşturuyor. Neil Jordan, Bir Vampir Hikâyesi (Byzantium) adlı filminde, iki ölümsüz kadının hayatını ve aşklarını konu ediniyor.

Jim Jarmusch’un Sadece Aşıklar Hayatta Kalır (Only Lovers Left Alive) adlı filmi, Detroit ve Tanca’nın zamanın sonsuzluğunda tekrar tekrar karşılaştığı, aşk ve yaşlılığın, müzik ve hayatta kalışın oluşturduğu karanlık bir hayal alemi yaratıyor.Gece Yarısı Sokakta Tek Başına Bir Kız (A Girl Walks Home Alone at Night) kadınların güçlü olduğu özgün bir vampir filmi olarak karşımıza çıkıyor. Tekinsiz bir kasabada yaşayan ve kasabayı tüm lanetlerinden arındırmak için suçluların peşine düşen bir kadın vampiri konu edinen film, yönetmen Ana Lily Amirpour ilk uzun metrajlı filmini oluşturuyor.

Vampir efsanelerinin tarihine dayanan ve sınırsız hayal gücüyle desteklenen Aylak Vampirler (What We Do in the Shadows), vampir hayatına dair yüzlerce yıllık kuralları günümüze mizahi bir biçimde uyarlıyor ve hem durum komedisi yaratıyor, hem de esprili kültürel göndermeler yapıyor. Filmin yönetmen koltuğunda Taika Waititi ve Jemaine Clement ikilisi oturuyor. Polonyalı yönetmen Agnieszka Smoczynska’nın kendi gençliğini yansıttığını söylediği, annesinin gece kulübünde büyürken yaşadıklarından ilham alarak yazdığı Deniz Kızlarının Şarkısı (The Lure), Hans Christian Andersen’in Küçük Deniz Kızımasalına farklı bir yorum getiriyor. Vampir mitolojisine gönderme yapan Dönüşüm (The Transfiguration), Michael O’Shea imzasıyla izleyiciyle buluşuyor.

Pera Film’in Sıra Dışı Vampirler film programı, 31 Ekim – 29 Kasım tarihleri arasında izlenebilir.

Her gösterim indirimli müze giriş bileti (10 TL) ile izlenebilir. Yerler sınırlıdır ve numaralı değildir. Rezervasyon alınmamaktadır. Biletler biletix’ten (www.biletix.com) temin edilebilir. Pera Müzesi Dostları’na ücretsizdir.

Gösterim Programı

31 Ekim / Salı

19:00 Gir Kanıma | Let the Right One In (115’)

1 Kasım / Çarşamba

19:00 Bir Vampir Hikâyesi | Byzantium (118’)

3 Kasım / Cuma

19:00 Gece Yarısı Sokakta Tek Başına Bir Kız | A Girl Walks Home Alone at Night (101’)

21:00 Valerie ve Harikalar Haftası | Valerie and Her Week of Wonders (118’)

5 Kasım / Pazar

13:00 Bir Vampir Hikâyesi | Byzantium (118’)

15:00 Karanlığa Yakın | Near Dark (94’)

17:00 Cronos (94’)

8 Kasım / Çarşamba

17:00 Gir Kanıma | Let the Right One In (115’)

9 Kasım / Perşembe

19:00 Sadece Aşıklar Hayatta Kalır | Only Lovers Left Alive (101’)

12 Kasım / Pazar

18:00 Aylak Vampirler | What We Do In the Shadows (86’)

14 Kasım / Salı

19:00 Deniz Kızlarının Şarkısı | The Lure (92’)

15 Kasım / Çarşamba

17:00 Karanlığa Yakın | Near Dark (94’)

19:00 Cronos (94’)

17 Kasım / Cuma

20:00 Kuduz | Rabid (91’)

21:30 Dönüşüm | The Transfiguration (97’)

19 Kasım / Pazar

15:00 Sadece Aşıklar Hayatta Kalır | Only Lovers Left Alive (101’)

17:00 Valerie ve Harikalar Haftası | Valerie and Her Week of Wonders (118’)

21 Kasım / Salı

17:00 Deniz Kızlarının Şarkısı | The Lure (92’)

22 Kasım / Çarşamba

19:00 Dönüşüm | The Transfiguration (97’)

23 Kasım / Perşembe

19:00 Kuduz | Rabid (91’)

24 Kasım / Cuma

21:00 Aylak Vampirler | What We Do In the Shadows (86’)

29 Kasım / Çarşamba

19:00 Gece Yarısı Sokakta Tek Başına Bir Kız | A Girl Walks Home Alone at Night (101’)

Netflix Açıklıyor: ​Televizyon Ekranı Tahtını Kaptırmadı!

in Sinema/Teknoloji by

Türkiye dahil birçok ülkedeki Netflix kullanıcıları film ve dizileri en çok televizyon ekranından seyretmeyi seviyor

Eskiden bir diziyi baştan sona izleyebilmek için televizyon ekranının karşısına geçip yeni bölümünün yayınlanmasını beklemek zorundaydık. Streaming çağında ise artık bir dizinin tüm bölümlerini peş peşe, üstelik akıllı telefondan tablete kadar pek çok farklı cihazda izlemek mümkün. Ancak Netflix’e göre, Türkiye dahil pek çok ülkede, televizyon halihazırda tahtını kaptırmadı, hala dizi ve film izlemek için en çok tercih edilen araç.

Netflix Ürün İnovasyonu Başkan Yardımcısı Chris Jaffe “Eğlence dünyası online’a doğru kayarken tüketiciler de izleme deneyimleri üzerinde daha çok söz sahibi olmaya başladı. Daha fazla seçenek, kalite ve esneklik arıyorlar. Ve bu talepler eğlence dünyasının geleceğini biçimlendiriyor” diyor ve ekliyor: “Birçok cihazın birbirine bağlanabildiği (multi-device connectivity), bağlamsal eğlence (contextual entertainment) çağına giriyoruz.”

Özellikle Türkiye ve Asya Pasifik ülkelerindeki Netflix kullanıcılarının TV izleme alışkanlıklarının benzerlik gösterdiği görülüyor. Hepsi, dizi ve film izlemek için sayıları üç ila beş arasında değişen internet bağlantılı cihazlar kullanıyor. Dizi maratonu keyiflerini akıllı telefonlardan akıllı televizyonlara çeşitli cihazlar üzerinden tamamlıyor. Gelecekte de tek bir cihazın hakimiyetinin söz konusu olmayacağı öngörülüyor. Aksine, tüketicilerin farklı cihazlardan ve yerlerden herhangi bir aksama yaşamadan istedikleri programları izleyebildikleri ‘bağlamsal eğlence’ anlayışı ön plana çıkacak.

İbre bağlamsal eğlenceyi gösterirken, online dizi ve film izlemek için en çok tercih edilen cihaz halihazırda televizyon. Türkiye’deki Netflix kullanıcılarının internete bağlı televizyonlardan film ve dizi izleme saatlerinin, toplam izlenme saati içinde yüzde 55 oranında arttığı görülüyor. Listenin başını ise akıllı TV’ler çekiyor. Akıllı televizyonları, Apple TV, Roku veya Chromecast gibi online medya içeriklerinin izlenebildiği cihazlar ve Xbox, PlayStation gibi oyun konsolları takip ediyor. Hatta set üstü kutular (set top box) da Netflix kullanıcıları arasında popüler.

Dünya genelinde mobil yükselişte olsa da televizyon hala tüketicilerin eğlence deneyiminin merkezinde yer alıyor. Kanalların yayın akışına ve saatlerine bağlı kalmadan online dizi ve film izleme alışkanlığı artarken, tüketiciler evlerinin rahatlığında, sevdikleri yapımları televizyondan izlemenin keyfine varıyor.

“İnsanlar TV seyretmeyi seviyor ve bu durum yakın zamanda değişecek gibi görünmüyor. İnternete bağlanabilen TV’lerin en iyi tarafı, farklı kanalların ve programların yayın saatlerinin olduğu doğrusal televizyon yayını (linear TV) ile online dizi ve film izleme deneyimini bir arada sunmaları. İzleyiciler evlerindeki büyük ekranda, kendi zevkleri ve tercihlerine göre seçtikleri yapımları, istedikleri zaman, üç boyutlu ve interaktif olarak seyredebiliyor. Bunun keşfeden Netflix üyeleri, internete bağlı televizyonlarının daha çok keyfini çıkarıyor” diye anlatıyor Jaffe.

TÜRKİYE’DE TELEVİZYONA DAİR RAKAMLAR

Netflix verilerine göre, Türkiye’deki Netflix kullanıcılarının büyük çoğunluğu mobil cihazlar ve laptoplar üzerinden üyelik işlemlerini başlatsa da, bağlantılı televizyon deneyimine geçtikten sonra bu şekilde dizi ve film izlemeyi yeğliyor. Kullanıcıların yüzde 62,4’ü, üye olduktan sonraki altı ay içinde içerikleri çoğunlukla internete bağlı televizyonlardan takip ediyor. Ve Türkiye’de kullanıcıların film ve dizi izlemek için TV ekranı karşında geçirdikleri sürenin, mobil cihazlardan izledikleri sürenin iki katı olduğu görülüyor. Bu da internete bağlı televizyonlardan içerik izleme deneyimine yönelik ilginin artmasının bir sonucu. Nitekim bu yılın ilk çeyreğinde Türkiye’deki UHD akıllı TV satışları geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 100’den fazla arttı*.

Televizyon teknolojisindeki gelişmeler de tüketicilerin evlerindeki görsel ve işitsel eğlenceyi daha zenginleştiriyor; artık iyi bir deneyim yaşamak için sadece tam teşekküllü ev sineması sistemlerine ihtiyaç duyulmuyor, soundbar’lar ve iyi kulaklıklar da aynı etkiyi sağlayabiliyor.

Jaffe sözlerini şöyle sürdürüyor: “Görsel ve işitsel inovasyonların yanı sıra online yayınlanan dizi ve filmlerin kalitesi de çok yüksek ve sayıları da giderek artıyor. Netflix’te çok sayıda Ultra HD 4K ve High Dynamic Range (HDR) içerik mevcut, ayrıca kataloğun yarısından fazlası 5.1 surround ses sistemini destekliyor. Bununla birlikte üç boyutlu Dolby Atmos ses sistemlerini de destekliyoruz.”

Netflix’te Okja, BLAME! ve Death Note gibi yapımları Dolby Atmos ses ile izlemek mümkün. Önümüzdeki aylarda ise Stranger Things 2, dört gözle beklenen Marvel’s The Punisher ve Will Smith’li Bright gibi içerikler de Netflix’in görsel ve işitsel açıdan en iyi ev eğlencesi deneyimini sunacak özellikteki içerikler kütüphanesinde yer alacak.

Netflix’teki bu yapımlar 4K/HDR/Surround 5.1 ses sistemlerini destekliyor.

Netflix’te ne var Pek yakında, 2017 içinde
Okja (Dolby Atmos)

Blame! (Dolby Atmos)

Death Note (Dolby Atmos)

Wheelman (Dolby Atmos)

Marvel’s The Defenders

Marvel’s Daredevil

Marvel’s Jessica Jones

Mindhunter

Star Trek Discovery

Abstract

Chef’s Table

Glow

Samurai Gourmet

Chasing Coral

The OA

Fire Chasers

War Machine

First They Killed My Father

Our Souls At Night

Friends From College

Santa Clarita Diet

Marvel’s The Punisher (Dolby Atmos)

Godless (Dolby Atmos)

Wormwood (Dolby Atmos)

Mudbound (Dolby Atmos)

Bright (Dolby Atmos)

Dark (Dolby Atmos)

Stranger Things Sezon 2

Black Mirror S4

She’s Gotta Have

Juliette Lewis Antalyalı Sinemaseverlerle Bir Araya Geldi

in Sinema by

“Martin Scorsese Bu Kadar İyi Olduğuma İnanamadı

54. Uluslararası Antalya Film Festivali’nin onur konuklarından dünyaca ünlü film oyuncusu Juliette Lewis, sinema yazarı Damon Wise moderatörlüğünde festival katılımcılarıyla bir araya geldi. Festivalin 2. gününde halka açık bir söyleşide soruları yanıtlayan Lewis, Martin Scorsese’in efsane filmi Korku Burnu’ndaki rolünü anlatırken “Yüzlerce kadın oyuncu arasından seçildim. Seçmelerde ilk benimle görüştüler. Bu kadar iyi olabileceğime inanmadıkları için 4 defa görüşmeye çağırdılar. Beni defalarca Martin Scorsese aradı” dedi.

54. Uluslararası Antalya Film Festivali kapsamında Antalya’da bulunan dünyaca ünlü oyuncu Juliette Lewis, festivalin 2. günü gerçekleştirilen söyleşide sinemaseverlerle bir araya geldi. Söyleşide kariyerinin başlangıcı olan Martin Scorsese’nin ünlü filmi Korku Burnu’ndan bahseden Lewis, “Aslında, herkes beni Martin Scorsese’in keşfettiğini düşünüyor; ama ben kendim gidip başvuru yaptım. O yaşlarda parkta, yavru kedi seven bir kızla tanışmıştım. İlham alıp o yaşlarda bir kızı canlandırmaya karar verdim. Film çekildiğinde canlandırdığım karakter 14, ben 19 yaşındaydım. Yüzlerce kadın oyuncu arasından seçildim. Bu kadar iyi olabileceğime inanmadıkları için 4 defa görüşmeye çağırdılar. Beni defalarca Martin Scorsese aradı” dedi.

“Robert De Niro Bana Babamı Hatırlatıyor”

Filmde, Robert De Niro ile çektiği ve hafızalara kazınan sahne ile ilgili konuşan Lewis“Bana sahnenin 9 dakika sürdüğünü söylediler. Bu genel olarak filmler için enteresan bir süre. Tiyatroda gibi hissettim. Beni çok etkiledi. Tabi ki çok şanslıydım; çünkü o yaşta Robert De Niro gibi bir isimle karşılıklı oynama şansına sahiptim. Robert çok başarılı bir oyuncu. Filmde karakterini, varlığını çok iyi hissettiriyor” dedi. Bu rolün kendisi için çok heyecan verici olduğunu söyleyen Lewis şöyle devam etti: “Benim babam da bir oyuncu. Robert De Niro, Nick Nolte gibi sanatçılar bana babamı hatırlatıyor. O nedenle onlarla birlikte bu filmde olmak, bu anlamda da çok heyecan vericiydi.”

Söyleşide ayrıca küçüklüğünden beri dans, bale ve hikaye karakteri canlandırmak gibi farklı ilgi alanları olduğunu söyleyen Lewis, sözlerini şöyle sürdürdü: “Diğer insanların yaşantılarına karşı her zaman ilgim ve hassasiyetim vardı. Şu an karakter canlandırıyor olmak benim için çok güzel. Babamın oyuncu olmasından dolayı sektör hakkında bilgim vardı hatta babam beni yönlendirdi. Babam hiç beni zorlamadı, tavsiye vermedi. Çocuklarının ilgi alanlarıyla çok alakalı bir babaydı. O dönemde dansa meraklıydım. Beni bir kursa gönderdi. Ben 15 yaşındayken babam bana bir kitap verdi. Kitabın adı ”Tarihteki 15 Kadın Katil”di. Bu bir öngörü müydü bilemiyorum ama sonraki filmde bir katildim.”

“Oliver Stone, Herkesten En İyisini İsteyen Biri”

Rollerinde çeşitliliği çok sevdiğini, komedi filmlerinde de dram filmlerinde de oynamaktan keyif aldığını belirten ünlü oyuncu, Korku Burnu gibi genç yaşta büyük çıkış yaptığı bir filmden sonra kariyerindeki süreci şöyle anlattı: “Geriye dönüp baktığımda şunu görüyorum ki; sürprizleri seviyordum. Bir sonra oynayacağım rol benim için sürprizdi. Zaten baktığımızda da görüyorum ki Korku Burnu’ndan sonra canlandırdığım karakterlerin hepsi farklı. Bir de ben kendimi hiç A kategorisinde görmedim. ‘En iyisini yapıyorum, her rolde başarılıyım’ demedim. Hep kendimi daha çok geliştirmeye çalıştım.”

Oliver Stone ile yaptığı film için de konuşan Lewis, “Bence bu film, zamanından önce bir film yani tarihi öngören bir film. O filmde bir süper yıldızı bir suçluyu canlandırıyordum. Vahşi bir filmdi. Oliver herkesten en iyisini isteyen bir yönetmen. Kendi karakterimizi yaratmamıza izin veriyordu. Silah tutmayı, kavga etmeyi de bu film esnasında öğrendim” dedi.

EFSANE OYUNCU CHRISTOPHER WALKEN, ANTALYA’DA SİNEMASEVERLERLE BULUŞTU

in Sinema by

“70’lerdeki Romantikliğim 5 Dakika Sürdü!”

54. Uluslararası Antalya Film Festivali’nin dünyaca ünlü onur konuklarından film oyuncusu Christopher Walken, festivalin 2. günü düzenlenen bir söyleşide sinemaseverlerle buluştu. Halka açık olan söyleşide soruları yanıtlayan Walken, dünyaca ünlü yönetmen Quentin Tarantino ile uzun yıllara yayılan tanışıklıklarının nasıl başladığını, “Bir arkadaşım sayesinde tanıştıkPulp Fiction filminde küçük bir rol aldım. O kadar kısa sürdü ki öğle yemeği saati geldiğinde iş bitmişti” diye anlattı. Kariyerinin ilk yıllarında dansçılık yaptığını anlatan Walken, neden artık 70’lerdeki gibi romantik karakterleri oynamadığı ile ilgili soruya “Çünkü romantikliğim sadece 5 dakika sürdü!” diyerek esprili bir yanıt verdi.

54. Uluslararası Antalya Film Festivali kapsamında Antalya’da bulunan ve festivalin açılışında onur ödülü takdim edilen dünyaca ünlü oyuncu Christopher Walken, festivalin 2. günü gerçekleştirilen söyleşide sinemaseverlerle bir araya geldi. Söyleşide kariyerinin başlangıcı hakkında bilgi de veren Walken, “Büyüdüğüm mahallede çocuklar para kazanabilmek içi dans kurslarına giderlerdi. Ben de dans kursuna gittim. Müzikallerde rol almaya başladım. Tesadüfen bir oyunda büyük bir rol aldım. O rol sayesinde keşfedildim. Ardından kısa bir filmde rol aldım” dedi.

Dünyaca ünlü yönetmen Quentin Tarantino ile uzun yıllara dayanan dostluk ve iş arkadaşlıklarıyla ilgili soruya da yanıt veren Walken ilk tanışmalarını “Bir arkadaşım sayesinde tanıştık. Sadece bir kez birlikte iş yaptık. Pulp Fiction filminde küçük bir rol aldım. O kadar kısa sürdü ki öğle yemeği saati geldiğinde iş bitmişti. Tanıştığımızda Quentin ünlü değildi. Ona bakınca genç bir çocuk görüyordum. Liseye giden herhangi birisi gibiydi” diye anlattı.

“Türkiye’de Çalışmak İsterim”

70’lerde keşfedildiğinde oynadığı romantik karakterleri daha sonra tercih etmediği hatırlatılan ünlü oyuncu soruya “Çünkü romantikliğim sadece 5 dakika sürdü” diyerek esprili bir yanıt verdi. Uygun bir proje olması halinde Türkiye’de de memnuniyetle çalışmak istediğini söyleyen Walken, filmlerde ezber yapmadan oynamasıyla ilgili ise “Biz göçmeniz. Büyürken İngilizce ikinci dilimdi. Geç ve zor öğrendim. Bu yüzden olabilir. Zaten senaryoyu kendime göre çeviriyorum” dedi.

VINCENT CHASE ANTALYA’DA!

in Sinema by

54. Uluslararası Antalya Film Festivali için Antalya’ya gelen Emmy ödüllü “Entourage” dizisinde oynadığı “Aktör Vincent Chase” karakteri ile tanınan Amerikalı aktör Adrian Grenier, geçtiğimiz Cuma günü basın mensuplarıyla bir araya geldi. Türkiye ve Türk halkı ile ilgili izlenimlerinin ne olduğu sorusuna “Ben diğer Amerikalıların aksine bir konuyla ilgili bilgi ve eğitimim olmadan fikir sahibi olmak istemem. O yüzden bu soruya cevap vermek için sizi ve ülkenizi daha iyi tanımam gerektiğini düşünüyorum” cevabını verdi.

Antalya Film Festivali’nin kapanış töreni için Antalya’ya gelen Adrian Grenier, basın mensuplarıyla bir araya geldi.

Mütevazılığı ve sıcakkanlılığı ile dikkat çeken Grenier, Entourage dizisinin hayatını değiştirdiğini belirtti. Oyuncu sözlerine “Bana şu an yapabildiğim şeyler için büyük fırsatlar sundu. Oyuncu olarak ufkumu açtı ve en önemlisi ticari olmayan işler yapmak için imkan tanıdı.” diye devam etti.

Grenier, Entourage dizisinin devamının çekilmesi ile ilgili soruya ise “Neden olmasın, bence yapabiliriz” cevabını verdi.

54. ULUSLARARASI ANTALYA FİLM FESTİVALİ’NDE ÖDÜLLER SAHİPLERİNİ BULDU!

in Sinema by

Dünya sinema endüstrisinin ilgi odağı olan ve başladığı günden bu yana büyük ses getiren 54. Uluslararası Antalya Film Festivali, görkemli bir törenle son buldu. Festivalin resmi seçkisinde yer alan filmlerin dünyaca ünlü ve ödüllü yönetmenlerinin, dünyaca ünlü sinema sanatçılarının, Türk sinema ve tevizyon dünyasının birbirinden ünlü yıldızlarının ve Antalyalı sinemaseverlerin buluştuğu gecede, 8 kategoride ödül verildi.

Tarihinde görülmemiş bir kalabalıkla gerçekleşen geleneksel korteji, onur ödülleri, film yarışması, büyük ustalar Ömer Lütfi Akad ve Danis Tanoviç seçkileri, Antalya Film Forum, Çocuk Filmleri Programı, Sinema ve Mutfak etkinliği ile 54. yılında yenilenen, adımlarını ileriye doğru atan, yüzünü dünyaya çeviren Uluslararası Antalya Film Festivali, görkemli bir törenle son buldu.

Festivalin resmi seçkisinde yer alan filmlerin dünyaca ünlü ve ödüllü yönetmenlerinin, dünyaca ünlü sinema sanatçılarının, Türk sinema ve tevizyon dünyasının birbirinden ünlü yıldızlarının ve Antalyalı sinemaseverlerin buluştuğu ve “festivalde yaşananlar” videosunun gösterimi ile başlayan gecenin açılış konuşmasını Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı ve Festival Başkanı Menderes Türel yaptı.

Festivale sahip çıktığı için tüm Antalyalılara teşekkür ederek sözlerine başlayan Türel Festival vadimizde her gün yaklaşık 11 bin her yaştan sinemaseveri ağırladık. 7 gün boyunca 70 binden fazla Antalyalı, festival etkinliklerine katıldı. 42 filmin gösteriminin yapıldığı festivalimizde, 33 bine yakın Antalyalı sinemasever açık hava sinemasını ve salonları doldurdu. Dünya ve Türk sinemasının ustaları, büyük yönetmenler, yapımcılar, oyuncular, genç sinemacılar, dünya sinema endüstrisine yön veren ustalar Festivalimizde buluştu. Yurtdışından 168 sinemacı ve 11 basın mensubu, yurtiçinden 1600 sinemacı festivalimize konuk oldu. Uluslararası basının önemli yayınlarında festivalimiz yer aldı. Dünya sinemasının kalbi 7 gün boyunca “sinema şehri” Antalya’da attı. Antalya bir ülke kadar büyük bir coğrafyaya sahip, bu sebeple “sinema tırı”mız bir tür gezici festival oldu, 19 ilçemizde 6 bin kişi bu gezici festival etkinliğine katıldı. “Çocuklar için festival, çocuklarla festival” temasıyla bu sene ilk defa düzenlediğimiz “Çocuk Bölümü” nde 6 bin çocuğumuzu sinemayla buluşturduk. Çocuklarımıza satranç takımı hediye ettik. Türk ve Antalyamutfağını dünyaya tanıtmak için, yine bu yıl ilk defa düzenlediğimiz “Sinema ve Mutfak Bölümü”müzde Eyüp Kemal Sevinç, Mehmet Akdağ, Pelin Bozkurt Bilgiç ve Selin Kutucular gibi birbirinden ünlü şeflerin kendine özgü lezzetlerini sinema ile buluşturduk. Doğal film platosu olan Antalya’yı sinema şehri yapmak, Antalya’yı dünya sinema endüstrisinin merkezlerinden birisi haline getirmek ve festivalimizi dünyanın en önemli festivallerinden biri yapmak için, uluslararası alandaki en önemli markamız olan “Antalya Film Forum” başarısını bir kez daha kanıtladı. 500’e yakın sinemacı Film Forumda biraraya geldi, çok sayıda işbirliği anlaşmasına imza atıldı. Birbirinden değerli projeler ve filmler festivalimize katıldı ve yarıştı. Katılan herkese teşekkür ediyor ve başarılar diliyorum.” dedi.

‘Belediye başkanı festivalle uğraşır mı’ diye eleştireni de, festivalde iki yarışma olmalıydı diye eleştireni de sevgi ve saygıyla karşıladığını belirten Türel sözlerine “Bu festivali sinema endüstrimiz, özel sektörümüz gerçekleştirseydi, ben çok daha mutlu olurdum; fakat bizim 54 senelik geleneğimiz böyle. Ben, hem geleneği korumak hem de Antalya’yı uluslararası hedeflere taşımak mesuliyetine sahibim. Önce Antalya, sonra biz! Benim için başrolde her zaman Antalya oldu, Antalya olacak” cümleleriyle devam etti.

Menderes Türel’in ardından konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş Bu güzel salonda bizi bir araya getiren Antalya Büyükşehir Belediyesine, Belediye Başkanımıza ve bu etkinliği düzenleyen tüm arkadaşlarımıza teşekkürlerimi sunuyorum. 54.sü yapılan Uluslararası Antalya Film Festivali, böyle harika bir kapanışla son buluyor. 1964’den bu yana yapılan bu değerli festival, inşallah önümüzdeki yıllarda uluslararası boyutu daha da yükselerek yoluna devam edecek. Türkiye’yi uluslarası alanda temsil edecek” dedi.

Konuşmaların ardından 8 kategoride verilecek ödüller açıklandı. “Genç Jüri Ödülü” “Scary Mother”(Anne) filmine , Dr. Avni Tolunay İzleyici Ödülü “The Guest” (Misafir) filmine , “Behlül Dal Genç Yetenek Ödülü” yönetmen Ender Özkaharaman’ın “Zor Bir Karar” filmindeki oyunculuğuyla Şükran Aktı’ya , “Jüri Özel Ödülü” “ The Florida Project” (Florida Projesi) filmine verildi.

Heyecanlı gecede, Uğur Babaürhan,Behzat Uygur, Müge Zümrütbel, Süheyl Uygur, Ömer Yılmaz‘dan oluşan ve Yeşilçam filmlerinin akıllardan çıkmayan, hafızalara yer edinmiş şarkılarını günümüz yorumuyla harmanlayan “Yeşilçam Sahnede” kabare şovunun AntalyaDevlet Senfoni Orkestrası ile birlikte sergilediği performans davetlilerin büyük beğenisini kazandı.

Muhteşem törende, “Onur Ödülü” alan dünyaca ünlü oyuncu Matt Dillon’ın yaptığı konuşmada “ Bu güzel uluslararası organizasyonu tebrik ediyorum. Türkiye çok güzel bir ülke Türkiye’yi tüm dünyanın kulaklarını tıkadığı mülteci sorununa yaklaşımı için tebrik ediyorum” cümleleri dakikalarca alkışlandı.

Ödüllerle devam eden gecede, “En İyi Erkek Oyuncu Ödülü” “A Man of Integrity” (Dürüst Bir Adam) filmindeki başarılı oyunculuğu ile İranlı aktör Reza Akhlaghirad, “En İyi Kadın Oyuncu Ödülü” “Angels Wear White” (Melekler Beyaz Giyer) filmindeki başarılı oyunculuğu ile Wen Qi’nin oldu.

“En İyi Yönetmen Ödülü” nü “A Man of Integrity” (Dürüst Bir Adam) filminin İranlı yönetmeni Mohammad Rasoulof kucaklarken “En İyi Film Ödülü”nü Çinli yönetmen Vivian Qu’nun bir otelde orta yaşlı bir adamın saldırısına uğrayan iki kız öğrenciyi konu alan “ Angels Wear White” (Melekler Beyaz Giyer) filmi kazandı.

Git Top